Ana Sayfa / Makale / BORÇALI ELAT ŞENLİKLERİ VE AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE BAKIŞ

BORÇALI ELAT ŞENLİKLERİ VE AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE BAKIŞ

BORÇALI ELAT ŞENLİKLERİ VE AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE BAKIŞ
Ağustos ayının ilk iki haftası Azerbaycan’daydım. İlk kez bu kadar uzun kaldığımı ve büyük keyif aldığımı itiraf etmek istiyorum. Aslında 25 Temmuzda değerli dostlarla Kars’tan hareket ederek “Borçalı Elat Şenlikleri”ne gittik, oradan da Azerbaycan’a geçtik.
Bu yıl 7. Borçalı Elat Şenliklerine Türkiye’nin birçok şehrinden katılımın olduğunu görünce çok mutlu olduğumu bahsetmeden geçmeyeceğim. Artık bu şenlikler, başta Gürcistan Türkleri olmak kaydı ile Azerbaycan Türklüğünün ve Türkiye Türklüğünün yanı sıra Gürcistan Devletinin de sahiplendiği bir organizasyon olması hasebi ile borçalı Cemiyeti Başkanı Zelimxan Memmedli’nin şahsında Borçalı Türklerini kutluyorum. Program, beklediğimizden daha zengin ve yoğun geçti ki her şey çok güzel ve anlamlıydı. Tüm bu güzelliklerin arasında bir kaygımı da buradan zikretmeden geçmek istemiyorum. Borçalı Elat Şenlikleri’ni bir gruba ve ya mezhebe dayalı bir sosyal etkinlik olarak düşünme yanlışına düşmemek gerekir. O coğrafyada yaşamakta olan insanlarımızın ekseriyeti Azerbaycan kültürünün alt dokusunu oluşturan Karapapak Türklerinden olsa da bunun ayrıştırma maksatlı olmaması gerektiğini, aksine bütünlüğümüzün reçetelerinden birini oluşturması gerektiğini belirtmek isterim. Öyle ki Borçalı Türklüğünde orada yaşamakta olanların hiçbir zaman göz önüne almadığı mezhep farklılıklarını önplana çıkarma arzusunda olanların, Borçalı başta olmak üzere, tüm Türk dünyasına ihanet içinde olacaklarını buradan ifade etmek isterim. Buradan bir daha seslenmek istiyorum ki “Lütfen! Böylesi anlayıştan uzak duralım.”

Borçalı’da geçen iki güzel günden sonra, Gence üzerinden Bakü’ye doğru yol alırken, yaklaşık 10 saat birlikte yolculuk ettiğimiz dostlarımızla çok yararlı sohbetlerimiz oldu. Sohbetimizin en can alıcı noktası ise “Türkiye’de yaşanan terör olayları” idi. Bakü’de de bu konu, her karşılaştığımız dost meclisinde dile getirilmekteydi. Türkiye, terörle baş edebilecek mi? Bu soru ile her karşılaştığımda, “Siz merak etmeyin, Türkiye bunları atlata bilecek güçtedir,”desem de onların kaygılarının giderilmediğini gördükçe ben de üzülüyordum. Değerli bir alimimiz olan Prof. Firudin Ağasıoğlu(Celilov) ile sohbetimizde de konu, dönüp-dolaşıp terör meselesine gelince, “Hocam, neden bu kadar endişeleniyorsunuz? Bunun üstesinden geleceğiz evel Allah,” dediğimde ” Hikmetcan, bizim endişemiz Türkiye olduğu kadar Türk dünyasını da kapsamaktadır”, dedi. “Şayet Türkiye’de parçalanma olursa, Türk dünyasının da ağır bir darbe alması olur ki bu da asla düşünmek istemediğimiz bir şeydir”, dedi.

İki haftalık sohbetlerimizden bir sonuca ulaşmıştım ki, Azerbaycan’da Türkiye’nin bütünlüğü, en az Azerbaycan’ın bütünlüğü kadar önemlidir ve güçlü bir Türkiye, onların huzur içinde, umutla geleceğe bakmalarını belirleyen unsurlardan biridir. Tüm bunların üzerine; ” Yaşasın Azerbaycan ve Türkiye kardeşliği”, diyerek sözlerimi noktalamak istiyorum.

Müəllif admin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir